FACEBOOK'TAYIZ

Üye Girişi



Şu anda 1 konuk çevrimiçi
mod_vvisit_counterBugün10
mod_vvisit_counterDün80
mod_vvisit_counterBu hafta286
mod_vvisit_counterBu ay1385
mod_vvisit_counterToplam216093

Haberdem Son Dakika

Namaz Vakitleri

 



Designed by:
SiteGround web hosting Genclikweb.NET

KIBRIS'ıN FATiHi KiM? Yazdır
Pazar, 17 Ocak 2010 16:48



alt



 cumhuriyet tarihimizin tek başarılı askeri hareketi olan Kıbrıs Zaferinin nasıl iman gücüyle kazanıldığını ve kimin sayesinde kazanıldığını anlatan çok hoş ve akıcı bir yazı. mutlaka okunmalı
(yazılar kopyala yapıştır değildir SAVUNAN ADAM kitabından tek tek yazılmıştır emeğe saygı



Kıbrıs zaferi nasıl
 
kazanıldı ve kim

 
kazandı

Kıbrıs’ta Rumlar Türklere baskı ve zulüm yapıyorlardı. Kıbrıslı Türkler Anavatan’dan yardım bekliyor, fakat Türkiye’deki hükümetler gereken duyarlılığı göstermiyorlardı. CHP hükümette olduğu sırada Başbakan İsmet İnönü idi. Rumlar yine azmışlardı ve katliama girişmişlerdi. Bir doktorumuzu, eşini ve üç çocuğunu doğrayarak öldürmüşlerdi. Meclisler birleşik olarak toplanıp Kıbrıs’a asker çıkarma izni verdiği halde yine kesin çözüm olmadı. Çünkü yabancı devletler, yarı rica yarı tehdit, zamanın İnönü hükümetini kesin netice almaktan alıkoydu.
Süleyman Demirel Tek başına iktidarda iken de J.Makarios’un karşısında İnönü hükümetinin durumuna düşmekten kurtulamadı. Kıbrıs meselesinin çözümü, solcu ve sağcı zihniyetlerdeki tutarsız politikalar yüzünden bir türlü gerçekleştirilememekte idi.
1963’te CHP iktidarda Ada’ya çıkartma yapılmıyor.1967’de AP iktidarda çıkartma gerçekleşmiyor.1974’te değişen nedir ki haysiyetimizle oynanmasına asla müsaade edilmeden, cesaretle Kıbrıs’a çıkartma kararı alındı ve başarıyla tatbik edildi? Elbette değişen tek faktör Milli Görüş zihniyetinin ve lideri Erbakan’ın mecliste ve hükümetin içerisinde olmasıydı.
1974’te Kıbrıs’ta olaylar patlak verir vermez Erbakan, partisinin (MSP) Genel İdare Kurulunu Milli Güvenlik kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantılarından önce toplayarak Kıbrıs’a çıkartma yapılması hususunda karar almıştı.
Çünkü Milli Görüş zihniyetinin dış politikada temel prensibi şahsiyetli Dış Politika izlemektir. Şahsiyetli dış politika demek, planlı, programlı, milli menfaatlerimize uygun, istikrarlı, uzun vadeli politika demektir.



KIBRIS MESELESİ MİLLİ GÜVENLİK KURULU’NDA


Kıbrıs meselesi MGK’nda müzakere edilirken MSP içişleri bakanı Oğuzhan Asiltürk konuyla ilgili söz alarak şöyle diyor : “ Kıbrıs’taki bu vahim durum karşısında biz derhal adaya çıkartma yapıp Yeşil Hattı tutmalıyız. Başka çare yok.” Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Oğuzhan Beye şöyle diyor : “ Sayın içişleri bakanı ne dediğinizin farkında mısınız ?”. Oğuzhan Bey cevaben : “Tabii farkındayım Sayın Cumhurbaşkanımız. Bizim milletimiz, bizim ordumuz bundan daha güç işleri başarmıştır. Bu çıkartmayı da kolayca başarmaması için hiçbir sebep yoktur” diyor.
Bu müzakerede hazır bulunan Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın söylediklerini dikkatle okuyalım. Kıbrıs’ın kahramanının kim olduğunu anlayalım.
Ecevit mi?
Erbakan mı?



Bülent Ecevit çıkartma kararı ile ilgili ne diyor? :
(Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı 1974)
“Ben bir ara çözüm öneriyorum. Biz bu işi Atatürk’ün yurtta sulh cihanda sulh ilkesine göre de çözebiliriz. Ben hemen İngiltere’ye gideyim.başbakan Wilson’la görüşeyim.Zaten İngiltere de Kıbrıs’ın statüsünü korumaya görevli 3 garantör devletten biridir. Biz askerimizi İngilizlerle anlaşarak onların adadaki askeri üslerine sulh yoluyla kan dökülmeden çıkaralım. Bizim askerimizle İngiliz askerleri müştereken adada asayişi iade ederler.Bu iş kapanır…”

Erbakan çıkartma kararı ile ilgili ne diyor? :
(Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı 1974)
“Sayın Ecevit bu teklifinizin İngilizler tarafından kabul edilmesine imkân yok. Onlar Rumlardan, Yunanlılardan yana olmak isterler. Kabul edilse bile bizim için daha tehlikeli olabilir.İngilizler bizim Mehmetçiklerimizi rehin tutarak bize kendilerinin ve Yunanlıların istedikleri çözümü dikte ettirmeye kalkışabilirler…”


Ecevit Londra’ya gitmekte ısrarlı olunca, MSP’liler Ecevit’in gitmesine evet dediler. Ancak daha ihtiyatlı olmak için İngilizler karşısında yanlış bir adım atılmasını veya Ecevit’in yanıltılmasını önlemek için yanına İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk Bey’i arkadaş olarak katmayı ihmal etmediler.
Bakanlar Kurulu, Ecevit’i Etimesgut Havaalanından Londra’ya uğurlar uğurlamaz Etimesgut Havaalanında Genelkurmay Başkanı Selim Sancar ve bazı komutanlar bir araya gelerek Kıbrıs’taki durumu yeniden gözden geçirdi.
Bu görüşmede Başbakan vekili Erbakan, Genel Kurmay Başkanı Semih Sancar’a şu teklifte bulunuyor : “Çıkartma önümüzdeki Cuma günü sabahı başlasın. nasıl olsa İngilizler taleplerimizi reddedecekler, biz boşuna vakit kaybetmeyelim,Cuma sabahı mübarek sabahtır.”
Bu teklife Genel Kurmay Başkanı Semih Sancar’ın yanıtı tarihteki en önemli aşamalardan birini ortaya koyar niteliktedir.
Bakın ne diyor:


(Etimesgut havaalanı 1974) : “ALLAH sizden razı olsun.13 senedir haysiyeti Makarios tarafından rencide edilen bir ordunun kumandanıyım. Bu günleri de ALLAH bize gösterdi. Ama Sayın Hocam, şimdi ben çıkartma için gemilerimize hareket emri versem onlar ancak cumartesi sabahına adaya erişebilirler. Çünkü eski tank motorları monte ettik. Saatte 5–6 milden fazla sürat yapamazlar.


Deniz Kuvvetleri Komutanı kemal Kayacan Çıkartma ile ilgili ne diyor:
(Etimesgut havaalanı 1974) :
“Biz Karadenizliyiz. Takalarla kayıklarla bile adaya çıkarız. Ama yeter ki eskiden olduğu gibi yarı yoldan geri çağrılmayalım.


Ecevit Londra’da iken Erbakan Kıbrıs’a çıkartma emrini verdi. Bülent Ecevit İngiltere’de umduğunu bulamadan yani red cevabını alarak döndü. Döndüğünde çıkartma emrinin verilmiş olduğunu görüyor. Bunun içindir ki daha sonraki dönemlerde Ecevit, Erbakan’a vekâlet vermekten imtina etmiştir.
Başbakan Bülent Ecevit ile İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk Londra dönüşü Esenboğa Havaalanında karşılandılar. Karşılamada Genel Kurmay Başkanı Semih Sancar Paşa da vardı. Sancar Paşa Ecevit’in kulağına askeri hareketin hazırlık kısmının tamamlandığını söyleyince Ecevit ciddileşti ve hemen cumadan önce Bakanlar Kurulu’nu toplantıya çağırdı.
Toplantı başlayınca Başbakan Ecevit söze şöyle başladı : “Arkadaşlar ben bir nefis muhasebesi yaptım, çıkartma yapmaktan başka çare kalmadı. Çünkü İngilizlerin cevabı menfi oldu”. Başbakanın bu görüşü Erbakan’ın görüşüyle aynı olunca Bakanlar Kurulundan çıkartma kararı çıktı.
Hükümet almış olduğu karardan muhalefeti haberdar etmek, bilgilendirmek ve desteğini almak için muhalefet liderleriyle de görüştü. Bakınız muhalefet partilerin meşhur liderlerinden biri bu konuyla ilgili ne diyorlar:



AP Genel Başkanı Süleyman Demirel çıkartma kararı ile ilgili ne diyor(TBMM 1974) : “Bu bir maceradır. Katılmamız söz konusu değildir...”
TBMM Kontenjan Grubu Başkanı Nihat Erim çıkartma ile ilgili ne diyor(TBMM 1974) : “ Biz ismet İnönü ekolünden yetişmiş kimseleriz. İsmet Paşa sağlığında bize, Amerika’dan yazılı muvafakat gelmedikçe sakın çıkartma yapmayın diye tembih etmişti. Bu itibarla çıkartmayı tasvip edemem.”



Hükümetin almış olduğu karar doğrultusunda Birinci Kıbrıs Harekâtı cumartesi sabahı başladı. Hazırlanan plan gereği başarı ile devam eden harekâtın en mühim kısmı Girne çıkartmasıdır. Bu çıkartma başarılı olmuştur.
Girne deniz çıkartması başarılı olduğu gibi hava indirmesi de başarılı olmuştur. Bu başarıların maddi izahı yoktur. Bu, ancak ALLAH’ın yardımıyla kazanılmış bir başarıdır. Çünkü askeri kurallara göre çıkartılan askerlerin ¼’ü zayiat olsa normal sayılıyordu. Ama bu çıkartmada zayiat sayısı birkaç yüz’ü geçmedi.
Cumartesi günü çıkartma harekâtı başladı, Aynı gün gece yarısı Birleşmiş Milletler güvenlik Konseyi’nin almış olduğu ateşkes kararını öğrenen Başbakan Bülent Ecevit, Bakanlar Kurulunu acil toplantıya çağırdı. Ecevit’in maksadı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kararını yerine getirmekti. Bunun için Bakanlar Kurulu’nu toplamıştı.
Bu toplantıda ateşkesle ilgili kim ne dedi dikkatle okuyalım:


Ateşkesle ilgili Ecevit ne diyor(Bakanlar Kurulu Toplantısı 1974) :
“Sayın Erbakan, her mühim işte senin dediğin oldu. Bu kez de benim dediğim olsun,ne olur hemen Kıbrıs’ta ateşkes kararı alalım.Ben Sancar Paşa ile de konuştum.Talebimi kabul et.”
Sayın Erbakan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olay hakkında ateşkes kararı aldı. Biz üye sıfatıyla bu karara uymak zorundayız.”

Ateşkesle ilgili Erbakan ne diyor(Bakanlar Kurulu Toplantısı 1974) :
“Ateşkes demek de ne demek? Biz bundan çok daha büyük işler başarmış bir milletin mensuplarıyız. Hem siz nasıl oluyor da benimle istişare etmeden Sancar Paşa’ya ateş keseceğimizi söylersiniz bu hükümet ortak bir hükümettir. Bizden izin almadan ateş keseceğiz diyemezsiniz Sayın Ecevit”
“Neden Birleşmiş Milletler’in kararına uymak zorunda olalım, şu beğenmediğimiz İsrail,Birleşmiş Milletlerin 100’e yakın kararına uymadı da ne oldu? Biz o kadar yok muyuz ? Kesinlikle böyle bir şey olmaz.Harekât devam edecektir.



MSP-CHP koalisyon hükümetinin almış olduğu çıkartma kararını Kahraman Türk Ordusu büyük bir titizlikle yerine getirdi. Böylece Kıbrıs Zaferi kazanıldı. Bu çıkartma ve zafer neticesinde Kıbrıs Türklerinin can güvenlikleri, hak ve hürriyetleri korunmuş oldu. Kıbrıslı Rumlar ve Yunanlılar da gerekli dersi almış oldu.
Bu çıkartma ve harekâtı fırsat bilen CHP parti teşkilatı, Ecevit’in miğferli resimlerini Kıbrıs fatihi diye bastırarak şehirlerarası otobüslerin arkasına astırarak Kıbrıs Çıkartmasını propaganda malzemesi olarak kullanmaya çalışmıştı. Ve çıkartmadan kendilerine büyük bir hisse çıkartmaya çalışmışlardı. Aynı zamanda Karaoğlan diye diye şarkılar bestelenmiş türküler söylenmişti. Şarkılarda türkülerde ve miğferli resimlerde Erbakan’dan bahsedilmiyordu.
Kıbrıs Barış Harekâtıyla ilgili olan bitenlerin özünü okuyup gördükten sonra neticeyi anlamamak mümkün mü?
T.C 6. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in söyledikleri sözler, Kıbrıs’ı kimin fethettiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Birlikte okuyalım:


“Koalisyon kanadı Milli Selamet Partisi, Kıbrıs’ta ele geçirilen topraklardan bir karışının bile verilmesine razı olmuyor, sanki ulaşılan hedef kazanılan araziyi kendisi kararlaştırmış gibi “kanla alınan toprak verilmez” diyerek bütün görüşmeleri baltalıyordu. Halbuki ele geçirilen topraklar esasında kararlaştırılandan fazla idi. Sebebi de yapılacak müzakerelerde bu fazlalıklar bir taviz olarak verilebilecekti. Fakat Erbakan, sanki kendisi cephede savaşmış gibi bir mücahit havasıyla her müzakereyi neticesiz bırakıyordu”

?

 

Yorumlar 

 
+3 #1 gülşah 2010-01-18 00:49
kıbrıs zaferi erbakan hocamz sayesinde kazanıldı elbet
 

Bizim Yazarlarımız

Hasan UZUN
Hasan UZUN

Konuk Yazarlarımız

Mehmet Şevket Eygi
Mehmet Şevket Eygi
Feyzullah Birışık
Feyzullah Birışık

Günün Manşeti

Dikkat!

Bugüne kadar tiraj kampanyamız sayesinde +18059 MİLLÎ GAZETE alındı. Haftalık fazladan alınan gazete sayıları her salı facebook'daki millî gazete'm resmî sayfası'ndan açıklanmaktadır. (Sitemizin MİLLÎ GAZETE ile resmi bağlantısı bulunmamaktadır. Bu bölüm haftalık güncellenmektedir.)

Anket

Gazetemizin En beğendiğiniz sayfası?
 

İstatistikler

Üyeler : 350
İçerik : 427
Web Bağlantıları : 7
İçerik Tıklama Görünümü : 334765

Reklamlar

Anadolu Forum